Lehçe Temel dilbilgisi

Bu rehberde kullanılan kısaltmalar

Aşağıdaki her örnek üç bölümden oluşur: özgün metin, her sözcüğün nasıl işlediğini gösteren birebir çözümleme (gloss) ve doğal bir çeviri. Çözümlemeler kısa kalsın diye bazı kısaltma etiketleri kullanır. Bunları ezberlemekle uğraşmayın; istediğiniz zaman geri dönebileceğiniz bir başvuru kaynağıdır.

Kişi ve sayı · 1sg / 2sg / 3sg birinci / ikinci / üçüncü tekil kişi (ben, sen, o) · 1pl / 2pl / 3pl birinci / ikinci / üçüncü çoğul kişi (biz, siz, onlar)

Cinsiyet ve durum · m / f / n eril / dişil / yansız (nötr) · sg / pl tekil / çoğul · m.sg birleşik: eril tekil (benzer şekilde f.pl, n.sg vb.) · NOM / ACC / GEN / DAT / INS / LOC dilbilgisel durumlar (yalın/belirtme/tamlayan/yönelme/araç/bulunma); sözcüğün cümlede üstlendiği rol

Zaman ve görünüş · PRES şimdiki zaman · PRET di'li geçmiş (tamamlanmış bir geçmiş olay) · IMPF sürerli geçmiş (sürmekte olan ya da alışılmış bir geçmiş durum) · FUT gelecek · PERF bitmişlik (şimdiyle ilişkili tamamlanmış eylem) · PROG şimdiki sürerli (sürmekte olan eylem, örn. yemek yiyorum) · COND koşullu (-sa, -se...)

Kip · IND bildirme (sıradan ifade) · SUBJ istek/dilek (belirsizlik, dilek, şüphe) · IMP emir (buyruk) · INF mastar (sözlük biçimi: gitmek, yemek)

Diğer · REFL dönüşlü (kişinin kendi üstünde yaptığı eylem: kendim, kendin) · PERS kişisel a (yalnızca İspanyolca; insan olan nesneyi belirtir) · HON saygı biçimi (özellikle Japonca/Korecede yaygın olan ek nezaket biçimi) · TOP / SUB / OBJ konu / özne / nesne işaretleyicileri (Japonca, Korece) · CL sayma sözcüğü (Çince, Japonca, Korecede adlar için kullanılan sayma birimi) · NEG olumsuzluk

Sözcük dizilişi

Varsayılan diziliş, tıpkı İngilizcedeki gibi Özne-Yüklem-Nesne biçimindedir. Ancak Lehçe her adın dilbilgisel rolünü durum ekleriyle işaretlediği için sözcük dizilişi İngilizcedekinden çok daha esnektir: temel anlamı değiştirmeden vurguyu kaydırmak için öğeleri yer değiştirebilirsiniz. Başa konulan öğe genellikle konuyu, sona konulan öğe ise çoğu zaman yeni ya da vurgulanan bilgiyi taşır. Yansız cümlelerde, durumları içselleştirene kadar ÖYN dizilişine bağlı kalın. Sıfatlar genelde niteledikleri adın önüne gelir (sınıflandırıcı bir sıfat sonra gelebilir). Özne adılları çoğunlukla düşürülür çünkü fiilin sonu zaten kişiyi gösterir.

  • Anna czyta książkę. — Anna kitap-ACC okur
    Anna kitap okuyor.
  • Książkę czyta Anna. — Kitap-ACC okur Anna
    Kitabı okuyan Anna'dır.
  • Czytam książkę. — Okurum-ben kitap-ACC
    Bir kitap okuyorum.

Tanımlık yok

Lehçede İngilizcedeki 'a/an' ya da 'the' karşılığı yoktur. Yalın bir ad bağlama göre belirli ya da belirsiz olabilir. Gerektiğinde belirlilik; sözcük dizilişiyle (bilinen bilgi başta, yeni bilgi sonda gelir), 'ten/ta/to' (bu), 'tamten/tamta/tamto' (şu) gibi işaret sözcükleriyle ya da 'jakiś/jakaś/jakieś' (bir, herhangi bir) gibi belirsiz sözcüklerle gösterilir. İngilizceden çeviri yaparken tanımlığı atın. İngilizceye çeviri yaparken adın daha önce geçip geçmediğine ya da bağlamda eşsiz olup olmadığına bakarak 'a' veya 'the' ekleyin.

  • Mam psa. — Sahibim-ben köpek-ACC
    Bir köpeğim var.
  • Pies śpi. — Köpek uyur
    Köpek uyuyor.
  • To jest jakiś problem. — Bu bir sorun
    Bu bir tür sorun.

Cinsiyet

Her ad, sıfat ve di'li geçmiş zaman eklerini belirleyen dilbilgisel bir cinsiyete sahiptir. Yeni başlayanlar üç cinsiyeti öğrenir: eril, dişil ve yansız (nötr). Cinsiyeti çoğunlukla yalın tekilin sonundan anlayabilirsiniz: eril adların çoğu ünsüzle biter (stół, kot, pan), dişil adların çoğu -a ile biter (kobieta, książka), yansız adlar ise genelde -o, -e, -ę ya da -um ile biter (okno, morze, imię, muzeum). İleri düzey öğrenenler eril cinsiyeti üç alt türe ayırır (insan-eril erkek insanlar için, canlı-eril hayvanlar için, cansız-eril nesneler için); bu ayrım özellikle eril belirtme durumu tekilinde ve çoğulda önem kazanır.

  • stół, kot, pan — masa, kedi, bey (hepsi eril)
    masa, kedi, bey
  • kobieta, książka, woda — kadın, kitap, su (hepsi dişil)
    kadın, kitap, su
  • okno, morze, dziecko — pencere, deniz, çocuk (hepsi nötr)
    pencere, deniz, çocuk

Yedi durum

Lehçe adları, sıfatları ve adılları yedi duruma göre ek değiştirir. Yalın (mianownik) özneyi ve sözlük biçimini gösterir. Belirtme (biernik) çoğu fiilin doğrudan nesnesini gösterir. Tamlayan (dopełniacz) iyelik, '-in', olumsuzluğun nesnesi ve çoğu nicelik için kullanılır. Yönelme (celownik) dolaylı nesneyi gösterir ('birine/biri için'). Araç (narzędnik) aracı ya da yöntemi belirtir ('ile') ve 'być' fiilinden sonra meslek belirtirken kullanılır. Bulunma (miejscownik) yalnızca belirli yer ilgeçlerinden sonra kullanılır ('-de, üstünde, içinde'). Seslenme (wołacz) birine doğrudan seslenmek için kullanılır. Durumlar, İngilizcede ilgeçler ve sözcük dizilişiyle yapılanların çoğunun yerini alır.

  • To jest Anna. Widzę Annę. Książka Anny. — Bu Anna-NOM. Görüyorum-ben Anna-ACC. Kitap Anna-GEN
    Bu Anna. Anna'yı görüyorum. Anna'nın kitabı.
  • Daję Annie kwiaty. — Veriyorum-ben Anna-DAT çiçek-ACC
    Anna'ya çiçek veriyorum.
  • Mieszkam w Warszawie z Anną. — Oturuyorum-ben Varşova-LOC ile Anna-INSTR
    Varşova'da Anna ile yaşıyorum.

Adıllar

Yalın durumda kişi adılları şunlardır: ja (ben), ty (sen), on/ona/ono (o eril/dişil/nötr), my (biz), wy (siz), oni (onlar, insan-eril) / one (onlar, diğer tüm gruplar). Fiilin sonu kişiyi gösterdiği için bunlar genellikle düşürülür; yalnızca vurgu ya da karşıtlık için kullanın. Diğer durumlarda yaygın biçimler şöyledir: ben - mnie/mi, sen - ciebie/cię/tobie/ci, o (eril) - jego/go/jemu/mu, o (dişil) - jej/ją, biz - nas/nam, siz - was/wam, onlar - ich/im/je. Resmi hitap için 'ty' yerine pan (bey) / pani (hanım) / państwo (hanımefendiler ve beyefendiler) ile birlikte üçüncü tekil kişi fiili kullanılır.

  • (Ja) jestem nauczycielem. — (Ben) im öğretmen-INSTR
    Ben bir öğretmenim.
  • Kocham cię. — Seviyorum-ben sen-ACC
    Seni seviyorum.
  • Czy pan mówi po polsku? — S bey konuşur Lehçe
    Lehçe konuşuyor musunuz? (resmi, eril)

Fiil görünüşü

Rusçada olduğu gibi Lehçe fiiller de görünüş çiftleri halinde gelir: bitmemiş (imperfective) ve bitmiş (perfective). Bitmemiş görünüş, eylemi sürmekte, yinelenen ya da alışılmış olarak, bitiş noktası ima edilmeden anlatır (pisać: yazmak/yazıyor olmak). Bitmiş görünüş ise eylemi tek bir tamamlanmış bütün olarak, çoğunlukla bir sonuçla birlikte anlatır (napisać: yazıp bitirmek). Bir çiftin iki üyesi de temel anlamı paylaşır ama görünüşleri farklıdır. Bitmiş biçimler genelde bir önek eklenerek (pisać > napisać, robić > zrobić) ya da kök değişikliğiyle (kupować > kupić) oluşturulur. Doğru görünüşü seçmek Lehçenin en zor kısımlarından biridir: 'süreç' (bitmemiş) ile 'sonuç' (bitmiş) arasındaki farkı düşünün.

  • Czytałem książkę. — Okuyordum-GEÇ-IPFV-ben.M kitap-ACC
    Bir/o kitabı okuyordum.
  • Przeczytałem książkę. — Okudum-GEÇ-PFV-ben.M kitap-ACC
    Kitabı okudum (bitirdim).
  • Co dzień piszę listy. — Her gün yazıyorum-ben-IPFV mektup-ACC
    Her gün mektup yazarım.

Şimdiki zaman

Yalnızca bitmemiş fiillerin şimdiki zamanı vardır; bitmiş fiillerin 'şimdiki zaman biçimindeki' çekimleri her zaman geleceği anlatır. Mastar genellikle -ć ile biter. Fiiller eklerine göre çekim sınıflarına ayrılır; en yaygın örüntüler şunlardır: -m/-sz (mam, masz, ma, mamy, macie, mają), -ę/-isz/-ysz (mówię, mówisz, mówi, mówimy, mówicie, mówią) ve -ę/-esz (piszę, piszesz, pisze, piszemy, piszecie, piszą). Ekler kişi ve sayıyı kodladığı için özne adılı genellikle düşürülür. Ayrı bir şimdiki sürerli yoktur: 'piszę' hem 'yazarım' hem de 'yazıyorum' anlamına gelir.

  • Mam czas. — Var-bende zaman-ACC
    Zamanım var.
  • Mówisz po polsku. — Konuşursun-sen Lehçe
    Lehçe konuşuyorsun.
  • Piszemy list. — Yazıyoruz-biz mektup-ACC
    Bir mektup yazıyoruz.

Geçmiş zaman

Lehçe geçmiş zaman, mastar kökünden (-ć atılır) ve özneyle sayı, kişi VE cinsiyet bakımından uyuşan bir ekten oluşur. Tekil eril -łem/-łeś/-ł, dişil -łam/-łaś/-ła, nötr -ło alır. Çoğul, insan-eril (-liśmy/-liście/-li) ve 'diğer tüm gruplar' (-łyśmy/-łyście/-ły) olarak ikiye ayrılır. Yani 'yazdım' erkekseniz 'pisałem', kadınsanız 'pisałam' olur. Aynı kural bitmiş fiiller için de geçerlidir: napisałem (eril) / napisałam (dişil). Kişi ekleri (-(e)m, -(e)ś vb.) kopup cümledeki başka bir vurgulu sözcüğe 'kayabilir', özellikle soru sözcüklerinden sonra.

  • Pisałem list. — Yazıyordum-GEÇ-ben.M mektup-ACC
    (Erkek) bir mektup yazıyordum.
  • Pisałam list. — Yazıyordum-GEÇ-ben.F mektup-ACC
    (Kadın) bir mektup yazıyordum.
  • Dzieci były w domu. — Çocuklar idi-NONMASCPL ev-LOC
    Çocuklar evdeydi.

Gelecek zaman

Lehçe geleceği görünüşe göre iki biçimde kurar. Bitmemiş fiiller bileşik bir gelecek kullanır: 'być' fiilinin çekimli biçimi (będę, będziesz, będzie, będziemy, będziecie, będą) ile birlikte ya mastar ya da cinsiyete göre çekimli di'li geçmiş ortacı kullanılır (będę pisać veya będę pisał/pisała). Bitmiş fiillerin şimdiki zamanı yoktur; şimdiki zaman görünümlü çekimleri aslında yalın bir gelecektir ve gelecekte tamamlanacak bir eylemi anlatır (napiszę = 'yazıp bitireceğim'). Yani öğrenen önce görünüşü seçer, sonra çeker: bitmemiş süreç = 'będę' + mastar; bitmiş sonuç = bitmiş fiile şimdiki zaman ekleri.

  • Będę pisać list. — Olacağım-ben yazmak-INF mektup-ACC
    Bir mektup yazıyor olacağım.
  • Będę pisał list. — Olacağım-ben yazmıştı-M mektup-ACC
    (Erkek) bir mektup yazıyor olacağım.
  • Napiszę list. — Yazacağım-PFV-ben mektup-ACC
    Mektubu yazacağım (ve bitireceğim).

Şimdiki zaman düzenli çekim örüntüleri

Lehçe ders kitapları bitmemiş fiilleri üç şimdiki zaman çekim örüntüsüne göre gruplandırır; burada bunlar I., II. ve III. Çekim olarak adlandırılmaktadır. Sınıf, mastar ekine değil, şimdiki zaman eklerine göre belirlenir. Özne adılları normalde düşürülür; ek, kişi ve sayıyı zaten taşır.

I. Çekim (-ę / -esz): 'pić' (içmek), 'pisać' (yazmak), 'iść' (gitmek) gibi fiiller için tipiktir. Kök çoğu zaman mastardan farklıdır (pić > pij-).

kişipić (içmek)pisać (yazmak)
japijępiszę
typijeszpiszesz
on/ona/onopijepisze
mypijemypiszemy
wypijeciepiszecie
oni/onepijąpiszą

II. Çekim (-ę / -isz ya da -ysz): 'mówić' (konuşmak), 'robić' (yapmak), 'lubić' (sevmek) gibi fiiller için tipiktir. 2. tekil kişi, yumuşak ünsüzden sonra -isz, sz/cz/ż/rz'den sonra -ysz alır.

kişimówić (konuşmak)lubić (sevmek)
jamówięlubię
tymówiszlubisz
on/ona/onomówilubi
mymówimylubimy
wymówicielubicie
oni/onemówiąlubią

III. Çekim (-m / -sz): En küçük sınıftır ancak çok yüksek frekanslı fiilleri içerir: 'czytać' (okumak), 'mieć' (sahip olmak), 'znać' (bilmek), 'rozumieć' (anlamak), 'kochać' (sevmek).

kişiczytać (okumak)mieć (sahip olmak)
jaczytammam
tyczytaszmasz
on/ona/onoczytama
myczytamymamy
wyczytaciemacie
oni/oneczytająmają

Lehçede ayrı bir şimdiki sürerli biçim bulunmadığına dikkat edin: 'czytam' hem 'okurum' hem de 'okuyorum' anlamına gelir. Bitmiş fiillerin (örn. 'napisać', 'przeczytać') şimdiki zaman oluşturamadığını da unutmayın; şimdiki zaman görünümlü çekimleri aslında gelecektir ('gelecek' bölümünde ele alınır).

  • Piję kawę. — İçiyorum-1sg kahve-ACC
    Kahve içiyorum.
  • Co piszesz? — Ne yazıyorsun-2sg
    Ne yazıyorsun?
  • Mówimy po polsku. — Konuşuyoruz-1pl Lehçe
    Lehçe konuşuyoruz.
  • Czy lubisz herbatę? — S seviyorsun-2sg çay-ACC
    Çayı seviyor musun?
  • Anna czyta gazetę. — Anna okuyor-3sg gazete-ACC
    Anna gazete okuyor.
  • Mają dwoje dzieci. — Sahipler-3pl iki çocuk-GEN
    İki çocukları var.

Yapmak istemek (chcieć + mastar)

'Bir şey yapmak istiyorum' demek için Lehçe, 'chcieć' (istemek) fiilinin doğrudan bir mastarla kullanımına başvurur. Aralarına ilgeç gelmez. 'Chcieć' I. Çekime aittir ancak kökde küçük bir ünlü değişimi vardır (çoğu biçimde chc-, geçmiş zamanda chciał-/chcie-).

kişichcieć (istemek)+ mastar
jachcęiść / jeść / pić / spać
tychcesziść / jeść / pić / spać
on/ona/onochceiść / jeść / pić / spać
mychcemyiść / jeść / pić / spać
wychcecieiść / jeść / pić / spać
oni/onechcąiść / jeść / pić / spać

İstemenin nesnesi bir fiil değil de bir ad ise, olumlu cümlelerde o ad genellikle belirtme durumuna girer, olumsuzlukta ise tamlayan durumuna geçer: 'Chcę kawę' (Kahve istiyorum) ama 'Nie chcę kawy' (Kahve istemiyorum). Soyut ya da parçalı anlamda tamlayan olumlu cümlede de yaygındır: 'Chcę wody' (Biraz su istiyorum).

Daha nazik, daha kibar bir seçenek koşullu 'chciałbym / chciałabym' biçimidir (ayrı bölümüne bakın). Üçüncü şahıs içeren bir istek için 'chcieć, żeby + geçmiş zaman yan cümlesi' yapısı kullanılır: 'Chcę, żebyś przyszedł' (Gelmeni istiyorum).

  • Chcę pić. — İstiyorum-1sg içmek-INF
    İçmek istiyorum. / Susadım.
  • Chcesz iść do kina? — İstiyorsun-2sg gitmek-INF sinema-GEN
    Sinemaya gitmek ister misin?
  • Co chcesz robić jutro? — Ne istiyorsun-2sg yapmak-INF yarın
    Yarın ne yapmak istiyorsun?
  • Nie chcemy czekać. — Değil istiyoruz-1pl beklemek-INF
    Beklemek istemiyoruz.
  • Dzieci chcą spać. — Çocuklar istiyorlar-3pl uyumak-INF
    Çocuklar uyumak istiyor.
  • Chcę, żebyś przyszedł. — İstiyorum-1sg ki-2sg gel-GEÇ.M
    Gelmeni istiyorum (eril muhatap).

Bitmemiş gelecek zaman (być + mastar)

Sürmekte olan, tekrarlanan ya da tamamlanmamış gelecek eylemlerden söz etmek için Lehçe, 'być' (olmak) fiilinin geleceği ile ya yalın mastarın ya da cinsiyete göre çekimli geçmiş zaman ortacının bileşiminden oluşan bileşik bir gelecek kullanır. Her iki seçenek de aynı anlama gelir; ortaçlı seçenek konuşmada biraz daha yaygındır ve cinsiyeti işaretlemenizi gerektirir; mastarlı seçenek ise yansız olup öğrenenler için biraz daha kolaydır.

kişibyć geleceği+ mastar+ geçmiş ortaç (e/d/n)
jabędępisaćpisał / pisała
tybędzieszpisaćpisał / pisała
on/ona/onobędziepisaćpisał / pisała / pisało
mybędziemypisaćpisali / pisały
wybędzieciepisaćpisali / pisały
oni/onebędąpisaćpisali / pisały

Birkaç kural:

· Bu yapıyı YALNIZCA bitmemiş fiillerle kullanın. Bitmiş bir fiille bunun yerine bitmiş geleceği kullanmanız gerekir (sonraki bölüme bakın); o da şimdiki zaman çekimine benzer. · Karıştırmayın: *'będę napisać' demek yanlıştır. 'Być + mastar' çifti bitmemiş bir mastar gerektirir. · Çoğul ortaç, erilliğe göre ikiye ayrılır: 'będziemy pisali' (içinde erkek bulunan grup) ile 'będziemy pisały' (yalnızca kadınlar / karma eril-olmayan / cansız).

  • Jutro będę pracować. — Yarın olacağım-1sg çalışmak-INF
    Yarın çalışıyor olacağım.
  • Będziemy oglądać film. — Olacağız-1pl izlemek-INF film-ACC
    Film izliyor olacağız.
  • Będę czytała tę książkę cały tydzień. — Olacağım-1sg okumuştum-F o-ACC kitap-ACC tam hafta-ACC
    (Kadın) o kitabı bütün hafta okuyacağım.
  • Czy będziesz w domu wieczorem? — S olacak mısın-2sg ev-LOC akşam-INSTR
    Akşam evde olacak mısın?
  • Dzieci nie będą spały w nocy. — Çocuklar değil olacaklar-3pl uyumuştu-NONMASCPL gece-LOC
    Çocuklar geceleri uyumayacak.
  • Będą uczyć się polskiego. — Olacaklar-3pl öğrenmek-INF REFL Lehçe-GEN
    Lehçe öğreniyor olacaklar.

Bitmiş gelecek zaman (= bitmiş fiilin şimdiki zaman biçimi)

Bitmiş fiillerin gerçek bir şimdiki zamanı yoktur. Bitmiş bir fiilin şimdiki zaman eklerine benzeyen çekimleri aslında BASİT bir geleceği, yani tek bir tamamlanmış olay olarak görülen bir eylemi anlatır. Bu, İngilizce konuşanlar için Lehçenin en şaşırtıcı özelliklerinden biridir: aynı çekim örüntüsü bitmemiş bir fiile eklendiğinde 'yapıyorum' anlamına gelirken, onun bitmiş karşılığına eklendiğinde 'yapacağım (ve bitireceğim)' anlamına gelir.

bitmemiş (şimdiki)bitmiş (gelecek)
piszę 'yazıyorum'napiszę 'yazacağım (ve bitireceğim)'
czytam 'okuyorum'przeczytam 'okuyacağım (tamamını)'
robię 'yapıyorum'zrobię 'halledeceğim'
kupuję 'satın alıyorum'kupię 'satın alacağım'
mówię 'konuşuyorum'powiem 'söyleyeceğim'

'napisać' (pisać'ın bitmiş biçimi) için tam çekim:

kişinapisać > gelecek
janapiszę
tynapiszesz
on/ona/ononapisze
mynapiszemy
wynapiszecie
oni/onenapiszą

Sonuca, son tarihe ya da tek bir eylemin tamamlanmasına odaklandığınızda bitmiş geleceği kullanın ('Cuma'ya kadar yazacağım'). Sürece, uzunluğa ya da tekrara odaklandığınızda bitmemiş geleceği (być + mastar) kullanın ('Bütün öğleden sonra yazıyor olacağım').

  • Napiszę do ciebie jutro. — Yazacağım-PFV-1sg.FUT sana-GEN yarın
    Yarın sana yazacağım.
  • Przeczytasz tę książkę w weekend. — Okuyacaksın-PFV-2sg.FUT o-ACC kitap-ACC hafta sonu-ACC
    O kitabı hafta sonu okuyacaksın.
  • Kupię chleb po pracy. — Alacağım-PFV-1sg.FUT ekmek-ACC iş-LOC sonrası
    İşten sonra ekmek alacağım.
  • Zrobimy to razem. — Yapacağız-PFV-1pl.FUT bunu-ACC birlikte
    Bunu birlikte yapacağız.
  • Powiem ci wszystko. — Söyleyeceğim-PFV-1sg.FUT sana-DAT her şeyi-ACC
    Sana her şeyi söyleyeceğim.
  • Czy przyjdziesz na kolację? — S gelecek misin-PFV-2sg.FUT akşam yemeği-ACC
    Akşam yemeğine gelecek misin?

Bitmiş geçmiş zaman (-ł geçmişi ile bitmiş fiil)

Lehçede İngilizce veya Almancadaki gibi ayrı bir 'have + ortaç' bitmiş zamanı (present perfect) yoktur. Bunun yerine bitmiş geçmiş, İngilizceye 'I did' ve 'I have done' olarak ayrılan anlam alanını tek başına karşılar. Biçimsel olarak geçmiş zaman eki (-ć atılarak geçmiş köke -ł ve cinsiyet/sayı/kişi ekleri) aynıdır; fakat BİTMİŞ bir fiile uygulandığında anlam 'tamamlanmış, sonuçlanmış' demektir.

Karşılaştırma:

bitmemiş geçmiş (süreç)bitmiş geçmiş (sonuç)
pisałem list 'mektup yazıyordum'napisałem list 'mektup yazdım / yazmış oldum'
czytałam książkę 'kitap okuyordum'przeczytałam książkę 'kitabı okudum / okumuş oldum'
robił obiad 'öğle yemeği yapıyordu'zrobił obiad 'öğle yemeğini yaptı / yapmış oldu'
kupowaliśmy chleb 'ekmek alıyorduk'kupiliśmy chleb 'ekmek aldık / almış olduk'

'napisać' için tam çekim (bitmiş geçmiş):

kişierildişilnötr
1sgnapisałemnapisałam(nadir)
2sgnapisałeśnapisałaś(nadir)
3sgnapisałnapisałanapisało
1pl e.erilnapisaliśmy(y/a)(y/a)
1pl diğernapisałyśmynapisałyśmy(y/a)
2pl e.erilnapisaliście(y/a)(y/a)
2pl diğernapisałyścienapisałyście(y/a)
3pl e.erilnapisali(y/a)(y/a)
3pl diğernapisałynapisały(y/a)

Eylemin son noktasına ulaştığını ve bu tamamlanmanın vurgulamak istediğiniz şey olduğunu belirtmek istediğinizde bitmiş görünüşü seçin. Odak süreç, tekrar ya da süreyse, geçmişte bile olsa bitmemiş görünüşü kullanın.

  • Już zjadłem śniadanie. — Zaten yedi-PFV-GEÇ-1sg.M kahvaltı-ACC
    (Eril) kahvaltıyı çoktan yaptım.
  • Anna napisała list do mamy. — Anna yazdı-PFV-GEÇ-3sg.F mektup-ACC anneye-GEN
    Anna annesine mektup yazdı / yazmış oldu.
  • Kupiliśmy nowy samochód. — Aldık-PFV-GEÇ-1pl.MASCPERS yeni-ACC araba-ACC
    Yeni bir araba aldık.
  • Czy przeczytałeś tę książkę? — S okudun mu-PFV-GEÇ-2sg.M o-ACC kitap-ACC
    O kitabı okudun mu? (eril muhatap)
  • Zrobiłam wszystko. — Yaptım-PFV-GEÇ-1sg.F her şeyi-ACC
    (Dişil) her şeyi hallettim.
  • Goście już przyszli. — Misafirler çoktan geldi-PFV-GEÇ-3pl.MASCPERS
    Misafirler çoktan geldi.

Yapmak istemek (kibarca) (chciałbym / chciałabym + mastar)

'Chcę' (istiyorum) fiilinin kibar ve yumuşak versiyonu, 'chcieć' fiilinin geçmiş ortacı ile koşullu ek '-by-' ve kişi ekinin birleşiminden oluşur. Sonuç, geçmiş zaman gibi cinsiyete göre işaretlenir: erkekler 'chciałbym', kadınlar 'chciałabym' der. İngilizce 'I would like to' ifadesine karşılık gelir.

kişierildişil
jachciałbymchciałabym
tychciałbyśchciałabyś
on/ona/onochciałbychciałaby (chciałoby n.)
my (e.eril)chcielibyśmy(y/a)
my (diğer)chciałybyśmychciałybyśmy
wy (e.eril)chcielibyście(y/a)
wy (diğer)chciałybyściechciałybyście
oni / onechcieliby (e.eril)chciałyby (diğer)

Yapı, yalın bir mastar alır: 'Chciałbym kupić bilet' (Bilet almak istiyorum). Bir adla birlikte kullanıldığında, ad olumlu cümlede belirtme durumuna girer; olumsuzlukta ise tamlayan durumuna geçer; tıpkı 'chcę'de olduğu gibi.

Bu biçim, restoranlarda, mağazalarda ve ofislerde standart nazik rica şeklidir. Servis ortamlarında kaba ya da doğrudan gelebilecek 'chcę'den önemli ölçüde daha yumuşaktır. Çok yaygın bir kısa seçenek, 'poprosić' ile ya da doğrudan adı kullanmaktır: 'Poproszę kawę' (Bir kahve lütfen) de aynı şekilde kibardır.

  • Chciałbym kawę z mlekiem. — İsterdim-1sg.M kahve-ACC sütlü-INSTR
    Sütlü bir kahve istiyorum.
  • Chciałabym zarezerwować stolik. — İsterdim-1sg.F rezervasyon-INF masa-ACC
    (Dişil) Masa rezervasyonu yaptırmak istiyorum.
  • Chcielibyśmy zapłacić. — İsterdik-1pl.MASCPERS ödemek-INF
    Ödemek istiyoruz.
  • Czy chciałbyś pójść z nami? — S isterdin mi-2sg.M gitmek-PFV-INF bizimle-INSTR
    Bizimle gelmek ister misin? (eril muhatap)
  • Anna chciałaby zostać dłużej. — Anna isterdi-3sg.F kalmak-PFV-INF daha uzun
    Anna daha uzun kalmak istiyor.
  • Nie chciałbym przeszkadzać. — Değil isterdim-1sg.M rahatsız etmek-INF
    (Eril) Rahatsız etmek istemezdim.

Sürerli eylem ('teraz' / 'właśnie' ile)

Lehçenin özel bir sürerli zamanı yoktur. Yalın şimdiki (ya da geçmiş) biçim ikili işlev görür: 'piszę' hem 'yazarım' hem de 'yazıyorum' demektir. Bir eylemin tam o anda gerçekleştiğini özellikle vurgulamak istediğinizde bir zarf eklersiniz: 'teraz' (şimdi), 'właśnie' (tam şu an), 'w tej chwili' (bu anda), 'akurat' (tam o sırada).

İngilizce sürerliLehçe karşılığı
I'm writing a letterPiszę list. (ya da: Właśnie piszę list.)
She's cooking dinner right nowOna właśnie gotuje obiad.
What are you doing?Co (teraz) robisz?
We were watching TV when...Oglądaliśmy telewizję, kiedy...
Don't disturb me, I'm workingNie przeszkadzaj mi, pracuję.

Notlar:

· Bu yapı yalnızca bitmemiş fiillerle çalışır; bitmemiş görünüş zaten 'süreci' kodlar ve 'teraz' ya da 'właśnie' bunu yalnızca şimdiki ana sabitler. · Almanca ya da İngilizce modelde bir 'być + ortaç/ulaç' yapısı oluşturmaya çalışmayın. *'Jestem pisać' dilbilgisi dışıdır. · Geçmişte 'X yaparken Y oldu' anlatımı için, arka plan eylemi bitmemiş geçmişle, kesinti olayı ise bitmiş geçmişle ifade edilir: 'Czytałem, kiedy zadzwonił telefon' (Okurken telefon çaldı).

  • Teraz piszę e-mail. — Şimdi yazıyorum-1sg e-posta-ACC
    Şu an e-posta yazıyorum.
  • Właśnie gotuję obiad. — Tam şu an pişiriyorum-1sg öğle yemeği-ACC
    Tam şu an öğle yemeği pişiriyorum.
  • Co robisz w tej chwili? — Ne yapıyorsun-2sg bu-LOC an-LOC
    Şu an ne yapıyorsun?
  • Dzieci akurat oglądają bajkę. — Çocuklar tam o sırada izliyorlar-3pl çizgi film-ACC
    Çocuklar tam o sırada çizgi film izliyor.
  • Nie mogę teraz rozmawiać, pracuję. — Değil yapabiliyorum-1sg şimdi konuşmak-INF, çalışıyorum-1sg
    Şu an konuşamam, çalışıyorum.
  • Czytałem, kiedy zadzwonił telefon. — Okuyordum-IMPF-GEÇ-1sg.M, ne zaman çaldı-PFV-GEÇ-3sg.M telefon-NOM
    Okurken telefon çaldı.

Yapabilmek (móc + mastar)

'Móc', 'yapabilmek, gücü yetmek, izin verilmiş olmak' anlamına gelir. mog- (1. tekil, 3. çoğul) ve moż- (diğer biçimler) arasında kök değişimi bulunan bir I. Çekim fiilidir. Doğrudan bir mastarla kullanılır; araya ilgeç girmez.

kişimóc (yapabilmek)+ mastar
jamogęiść / pomóc / przyjść
tymożesziść / pomóc / przyjść
on/ona/onomożeiść / pomóc / przyjść
mymożemyiść / pomóc / przyjść
wymożecieiść / pomóc / przyjść
oni/onemogąiść / pomóc / przyjść

'Móc' üç İngilizce anlamı karşılar:

1. Yetenek: 'Mogę nieść te torby' (Bu çantaları taşıyabilirim). 2. İzin / olasılık: 'Czy mogę wejść?' (İçeri girebilir miyim?). 3. Koşullu ile yumuşatılmış rica: 'Czy mógłbyś / mogłabyś...?' (... yapabilir misin?).

'Móc'ü, 'umieć' (nasıl yapılacağını bilmek, öğrenilmiş beceri) ve 'potrafić'ten (genellikle eğitimden sonra gelen kapasite) ayırt edin: 'Umiem pływać' (Yüzmeyi biliyorum, öğrendim), 'Mogę pływać' (Şu an yüzebilirim / yüzmeme izin var). 'Elim kolum bağlı' / 'Çaresizim' anlamında yaygın bir deyim 'nie mogę nic poradzić' şeklindedir.

Olumsuz 'móc', yalın bir mastar alır: 'Nie mogę przyjść' (Gelemiyorum). Olumsuzluk altında, mastardaki fiilin gerektirmesi durumunda mastarın doğrudan nesnesi tamlayan durumuna kayabilir; 'móc'ün kendisi nesne durumunu değiştirmez.

  • Mogę ci pomóc? — Yapabiliyorum-1sg sana-DAT yardım etmek-PFV-INF
    Sana yardımcı olabilir miyim?
  • Czy mogę wejść? — S yapabiliyorum-1sg girmek-PFV-INF
    İçeri girebilir miyim?
  • Nie możemy dziś przyjść. — Değil yapabiliyoruz-1pl bugün gelmek-PFV-INF
    Bugün gelemeyiz.
  • Możesz mówić wolniej? — Yapabiliyorsun-2sg konuşmak-INF daha yavaş
    Daha yavaş konuşabilir misin?
  • Dzieci mogą oglądać telewizję godzinę. — Çocuklar yapabiliyorlar-3pl izlemek-INF televizyon-ACC bir saat-ACC
    Çocuklar bir saat televizyon izleyebilir.
  • Czy mógłbyś otworzyć okno? — S yapabilir miydin-2sg.M açmak-PFV-INF pencere-ACC
    Pencereyi açabilir misin? (eril muhatap)

Görünüş çiftleri uygulamada

Yukarıdaki 'Fiil görünüşü' bölümü bitmemiş/bitmiş ayrımını tanıttı. Burada yüksek frekanslı çiftlerin pratik bir başvuru kaynağı ve aralarında nasıl seçim yapılacağı açıklanmaktadır.

bitmemişbitmiştipik İngilizce ayrım
pisaćnapisaćyazıyor olmak / yazıp bitirmek
czytaćprzeczytaćokuyor olmak / sonuna kadar okumak
robićzrobićyapıyor olmak / halletmek
kupowaćkupićsatın alıyor olmak / satın almak
dawaćdaćveriyor olmak / vermek
mówićpowiedziećkonuşuyor olmak / söylemek (destekleyici çift)
widziećzobaczyćgörüyor olmak / fark etmek (destekleyici)
jeśćzjeśćyiyor olmak / yiyip bitirmek
pićwypićiçiyor olmak / içip bitirmek
iśćpójśćgidiyor olmak / gidip varmak
braćwziąćalıyor olmak / almak (destekleyici)

Pratik kurallar:

· Süreç, süre, tekrar, alışkanlık, arka plan, eş zamanlılık > bitmemiş. · Tek tamamlanmış olay, sonuç, durum değişikliği, birbiri ardına eylemler dizisi, son tarih > bitmiş. · Şimdiki zamanda yalnızca bitmemiş fiiller görünür. Bitmiş 'şimdiki' biçimler aslında gelecektir. · Gelecekte, bitmemiş 'być' + mastar (veya ortaç) kullanır; bitmiş, şimdiki zaman görünümlü yalın biçimi kullanır. · Geçmişte, her iki görünüş de aynı şekilde çekilir (-ł geçmişi); fiilin sözcüksel görünüşü tek başına süreci mi yoksa sonucu mu anlattığını belirler. · Olumsuzluk bitmemiş görünüşe yönelir: 'Nie pisałem listu' (Mektup yazmıyordum / Mektup yazmadım) 'Nie napisałem listu'dan daha deyimseldir; ancak tamamlayamamak vurgulanmak isteniyorsa bitmiş de uygundur. · Pek çok öğrenci bitmemiş görünüşü aşırı kullanır. Bir hikayede birbirini izleyen tamamlanmış olaylar anlatılırken genellikle doğru seçim bitmiş görünüştür.

  • Codziennie piję kawę, ale dzisiaj jeszcze nie wypiłem. — Her gün içiyorum-IPFV-1sg kahve-ACC, ama bugün henüz değil içtim-PFV-GEÇ-1sg.M
    Her gün kahve içerim, ama bugün henüz içmedim.
  • Wczoraj cały wieczór czytałam, ale nie przeczytałam książki. — Dün bütün akşam-ACC okuyordum-IPFV-GEÇ-1sg.F, ama değil okudum-PFV-GEÇ-1sg.F kitap-GEN
    (Dişil) Dün bütün akşam okudum ama kitabı bitiremedim.
  • Kiedy gotowałem obiad, zadzwonił telefon. — Ne zaman pişiriyordum-IPFV-GEÇ-1sg.M öğle yemeği-ACC, çaldı-PFV-GEÇ-3sg.M telefon-NOM
    (Eril) Öğle yemeği pişirirken telefon çaldı.
  • Zrobię to jutro. — Yapacağım-PFV-1sg.FUT bunu-ACC yarın
    Bunu yarın hallederim.
  • Będę robił to przez cały weekend. — Olacağım-1sg.M yapıyor-GEÇ.M bunu-ACC bütün hafta sonu-ACC
    (Eril) Bütün hafta sonu bununla uğraşacağım.
  • Powiedziała, że często pisze do rodziców. — Söyledi-PFV-GEÇ-3sg.F ki sık sık yazıyor-IPFV-3sg ebeveynlerine-GEN
    Ebeveynlerine sık sık yazdığını söyledi.

Olumsuzluk

Bir fiili olumsuzlamak için doğrudan önüne 'nie' getirilir; ikisi tek bir birim olarak söylenir. Lehçe çift (ya da çoklu) olumsuzlamayı kural olarak kullanır: 'nikt nic nie wie' = 'kimse hiçbir şey bilmiyor' (sözcüğü sözcüğüne 'kimse hiçbir şey bilmez'). Çok önemli bir kural: geçişli bir fiil olumsuzlandığında doğrudan nesnesi belirtme durumundan tamlayan durumuna geçer ('mam czas' > 'nie mam czasu'). 'Yok / bulunmuyor' anlamı için 'nie ma' (tekil, üçüncü kişi biçimi) kullanılır ve ardından tamlayan durumunda bir ad gelir: 'nie ma chleba' = 'ekmek yok'. Olumlu karşılığı 'jest / są' ise yalın durumla kullanılır.

  • Nie wiem. — Değil biliyorum-ben
    Bilmiyorum.
  • Nie mam czasu. — Değil sahibim-ben zaman-GEN
    Zamanım yok.
  • Nie ma chleba. — Değil var ekmek-GEN
    Ekmek yok.

Sorular

Evet/hayır soruları, başka türlü olağan bir ifadenin başına 'czy' parçacığını koyarak oluşturulur; gündelik konuşmada 'czy' çoğu zaman atlanır ve soruyu yalnızca yükselen tonlama belirler. Soru sözcüğüyle başlayan sorularda kullanılan başlıca sözcükler: co (ne), kto (kim), gdzie (nerede), kiedy (ne zaman), dlaczego (neden), jak (nasıl), ile (ne kadar/kaç), który/która/które (hangisi). Soru sözcüğünden sonra fiil gelir; varsa özne sonradan eklenir. Soru sözcükleri diğer adıllar veya sıfatlar gibi çekimlenir: 'kogo' = kimi (ACC/GEN), 'komu' = kime (DAT).

  • Czy mówisz po polsku? — S konuşur-sen Lehçe
    Lehçe konuşuyor musun?
  • Gdzie mieszkasz? — Nerede oturursun-sen
    Nerede yaşıyorsun?
  • Dlaczego płaczesz? — Neden ağlarsın-sen
    Neden ağlıyorsun?

Çoğul

Çoğul ekleri cinsiyete, eril adlarda ise canlılığa göre değişir. Dişil ve nötr çoğullar daha basittir: -a ile biten dişiller genelde -y ya da -i alır (kobieta > kobiety, książka > książki); -o ya da -e ile biten nötrler -a alır (okno > okna, morze > morza). Eril çoğul ikiye ayrılır: insan-eril (en az bir erkek insan içeren gruplar) ünsüz değişimleriyle birlikte -i ya da -y kullanır (student > studenci, Polak > Polacy); insan olmayan eril (hayvanlar + nesneler) ile tüm dişil ve nötrler, fiil ve sıfat uyumu için ortak 'erkek olmayan' çoğulu kullanır. Bu canlılık ayrımı sıfatları, işaret sözcüklerini ve di'li geçmiş zaman ekini de etkiler.

  • studenci czytają — öğrenciler-MASCPERS okurlar
    (erkek/karma) öğrenciler okuyor
  • studentki czytają — kadın-öğrenciler okurlar
    kadın öğrenciler okuyor
  • psy biegają — köpekler koşarlar
    köpekler koşuyor / köpekler koşar

Sıfat uyumu

Sıfatlar; adlarıyla cinsiyet, sayı ve durum bakımından uyuşur. Yalın tekil ekleri eril için -y/-i (dobry, tani), dişil için -a (dobra), nötr için -e (dobre) biçimindedir. Çoğulda insan-eril, yumuşamayla birlikte -i veya -y alır (dobrzy studenci); diğer tüm gruplar -e alır (dobre książki, dobre psy, dobre dzieci). Ad durum değiştirdiğinde, sıfat da koşut bir ek dizisini izleyerek değişir (örn. nowego studenta: tamlayan eril tekil). Sıfatlar normalde adın önüne gelir; sabit bir terim oluşturan sınıflandırıcı sıfatlar sonra gelebilir (język polski = Lehçe dili).

  • dobry student — iyi-M öğrenci
    iyi bir (erkek) öğrenci
  • dobra książka — iyi-F kitap
    iyi bir kitap
  • dobre dzieci — iyi-NONMASCPL çocuklar
    iyi çocuklar

'Olmak' fiili (być)

'Być' düzensizdir ama vazgeçilmezdir. Şimdiki zaman: jestem, jesteś, jest, jesteśmy, jesteście, są. Rusçanın aksine, Lehçede şimdiki zamanda koşaç DÜŞÜRÜLMEZ: 'Jestem studentem' demelisiniz, asla 'Jestem student' ya da 'Ja student' değil. 'Być' özneyi bir kategori ya da meslek belirten bir ada bağladığında, o ad ARAÇ durumunda olur: 'Jestem nauczycielem' (Bir öğretmenim). Ancak özne olarak 'to' (bu/o) ile bağlanırken ad yalın durumda kalır: 'To jest stół' (Bu bir masadır). Geçmiş zaman cinsiyete göre çekimli geçmiş biçimleri kullanır (byłem/byłam vb.); gelecek zaman ise będę/będziesz/będzie... kullanır.

  • Jestem studentem. — İm-ben öğrenci-INSTR.M
    Ben bir (erkek) öğrenciyim.
  • Jesteśmy w domu. — İz-biz ev-LOC
    Evdeyiz.
  • To jest moja siostra. — Bu benim kız kardeş-NOM
    Bu benim kız kardeşim.

Aksanlı harfler

Lehçe dokuz özel harf kullanır: ą, ę, ć, ł, ń, ó, ś, ź, ż. Hızlı okuma rehberi: ą, Fransızcadaki 'bon' gibi genizden bir 'on' sesidir; ę genizden bir 'en' sesidir ama sözcük sonunda genellikle genizsi olma özelliğini kaybeder; ć yumuşak bir 'ç' sesidir ('kitchen' sözcüğündeki 'tch' gibi, ama daha hafif); ł İngilizcedeki 'w' gibi telaffuz edilir (mleko 'mveko' gibi duyulur); ń 'canyon' sözcüğündeki gibi 'ny' sesidir; ó tam olarak 'u' gibi okunur ('food' içindeki 'oo'); ś yumuşak bir 'ş' sesidir; ź yumuşak bir 'j' sesidir; ż (ve 'rz' digrafı) 'measure' sözcüğündeki gibi daha sert bir 'j' sesidir. 'sz', 'cz', 'dż', 'dz', 'dź', 'ch' digrafları da önemlidir; 'ch' = 'h'.

  • łóżko — yatak
    yatak; kabaca 'VUJ-ko' diye okunur
  • dziękuję — teşekkür ederim-ben
    teşekkür ederim; kabaca 'cyen-KU-ye'
  • część — parça
    parça; kabaca 'çenşç'